Efsaneler ülkesi: Çin

Yüzlerce yıldır geleneğinden ödün vermemiş, efsanelere, dünyanın çehresini etkileyen savaşlara sahne olmuş topraklar... Dünden bugüne inanılmaz gelişimi, nüfusu, arkeolojik zenginliğiyle Çin'e seyahat etmeden önce düşüncelerim oldukça ön yargılıydı. Ama Çin'e ayak bastığım anda renkli bir dünyanın içinde buldum kendimi.

Köklü bir tarihi geçmişe sahip ülkede seyahatimin ilk ayağı başkent Pekin oldu. Her zamankinden daha hareketli olan şehir 2022 Kış Olimpiyatları'na hazırlanıyor. 2008 Olimpiyatları'nda yapılmış olan oldukça ilginç spor kompleksleri ile sürekli yeniliklere açık, gelişimini her daim sürdüren bir şehir... Ama Pekin'i Pekin yapan kuşkusuz dünyanın ''Great Wall' dediği biz Türklerin ise Çin Seddi dediğimiz uzaydan da görüldüğü gibi bir çok efsane ve mite imza atmış antik yapı... Ama üzülerek söylemeliyim ki uzunluğu 8.850 km. olması ve harcanan emek zaman ve para ile insan kayıpları dışında söylenenler gerçek bilgiler değil. Bir duvar düşünün yapımı 2000 yıldan fazla sürüyor ve belki de dünyanın en büyük mezarlığı çünkü yapımında çalışan işçilerin duvar içine gömüldüğü bilinmekte. Hatta bunla ilgili duvarın harcı insan kemiklerinden yapıldı efsanesi de buradan doğmuş olabilir. 

Türk akınlarına karşı bu muazzam duvar her ne kadar başarılı olmadıysa da turizm açısından çok başarılı olduğunu söylemek lazım. Yapım aşamasında çok fazla insan gücü ve maddi kayıplara sebebiyet vermiş olabilir ama bugün Çin Seddi dünyanın en çok gezilen tarihi eseri olma özelliğine sahip. Başkentin en büyük meydanı olan Tiananmen Meydanı'nın bulunduğu Pekin'de, meydanın kuzeyinde yasak şehir adı verilen Kraliyet Saray Kompleksi'nin duvarları yükseliyor. En az Çin Seddi kadar ünlü olan bir yer yasak şehir. Etrafı, içi su dolu 50 metre genişliğinde çevrili bir hendek ve 12,5 metre yüksekliğinde ki duvarları ile mega bir tarihi kompleks olup gezerken kalabalığı ile kendinizi kaybedebileceğiniz bir nokta…  

Her adımda tarih
Gerek mimarisi olsun gerek imparatorlarının yaşadığı olaylar olsun Çin için oldukça önemli ve tarihi bir yer hatta bu yer ile ilgili 'Son imparator' filmini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Yasak şehri gezerken en çok dikkat ettiğim olay yerli turisttin oldukça fazla olmasıydı. Tabi ki dünyanın en büyük nüfusu olmaları da bunda bir etken olabilir ama genel olarak Çin halkı kendi kültür ve medeniyetlerine oldukça düşkün ve bunu her yerde gösteriyorlar…

Başkent hakkında minik detaylar verirken Çin halkı ve yaşayışları ile ilgili de bilgi vermeden geçmek olmaz. Çin gerçekten inanılmaz bir hızla büyüyor, halkı o kadar çalışkan ki çalışmadıkları tek bir an yok gibi şehirleri sürekli ayakta… Tarihlerine, kültürlerine çok düşkünler ve onlar için sizin Çince bilmemeniz anormal geliyor. Sonuçta İngilizce soru sorduğunuz zaman size Çince bilmeniz gerekiyormuş gibi Çince cevap veriyorlar. O yüzden Çin'de pek kaybolmamaya bakın çünkü taksilerde dâhil İngilizce bilen çok insan yok. Ama genç nesil aldığı eğitim ile artık biraz daha bu konuda bilgili olmaya başladı ama yine de İngilizce'nin neredeyse hiç konuşulmadığı bir ülke Çin….

Yok olan mahalleler
Yemeklerine gelecek olursak Çin mutfağı genel olarak çok yağlı tatlı acı ve tuzlu soslar ile iç içe açıkçası benim damak tadıma pek uymayan bir mutfak. Pekin'in malum en meşhur yemeği olan pekin ördeği... Özellikle fanatik Türk mutfağı bağımlısıysanız genel olarak Çin yemekleri size pek hitap etmeyebilir. Çin kültüründen ödün vermiyor olabilir fakat gerek çağa ayak uydurma olsun gerekse teknolojik gelişmeler, nüfusun tek çocuk kısıtlamasına rağmen olağanüstü seviyeye gelmesiyle eski mahaller neredeyse yok olma noktasına gelmiş. Bu mahallelerin yerini artık dev ticaret gökdelenleri ve yerleşimleri almış. Bu nedenle kent neredeyse otantik görüntüsünü kaybetmiş. 

Alışveriş çılgınlığı
Fakat Pingyao tarihi kenti görüp görebileceğiniz en şirin ve aynı zamanda gotik enteresan ambiyansı ile sizi otantiklik konusunda tatmin edebilir. Şahsen seyahatim sırasında en çok burayı sevdim diyebilirim. Daracık sokakları ve tarihi yapıları ile tipik eski Çin kenti olma özelliğini hâlâ koruyor olması burayı turizm açısından bir cazibe noktası haline getiriyor. UNESCO Dünya Mirası Listesine de alınan şehir, günümüze kadar neredeyse hiç değişikliğe uğramamış. Çin'in ilk döviz bürosundan Pingyao Seddi'ne kadar görülecek ve gezilecek ilginç noktaları bünyesinde barındırıyor.

Çin denilince akla gelen bir olayda tabi ki alışveriş. Alışveriş tutkunuysanız Çin'in mutlaka seveceksiniz.  Gelirken yanınıza gözden çıkardığınız kötü bir valiz alın. Bu ülkede mutlaka daha iyisini çok daha uygun bir fiyata bulacaksınız. Minik AVM tarzı her ürünün satıldığı yerler oluyor buralarda. Çanta, ayakkabı, gözlük, elektronik aklınıza ne gelirse bulunuyor ve oldukça uygun ve kaliteli olduklarını söyleyebilirim. En güzel alışveriş yerlerinden biri de Şangay şehri. Liman kenti olması, eşsiz gökdelenleri ve zenginliliği ile başınızı döndürürken aynı zamanda göze ve gönle hitap eden birçok şeyi alabileceğiniz güzel bir kent. Çin'i mutlaka görmenizi ve baştanbaşa gezmenizi tavsiye ederim. Her kenti ayrı güzel ve farklı. Ülkeyi tren, uçak ve otobüs ile gezdim yolları da oldukça keyifli. Çin'i anlatmak pek mümkün değil yaşamak gerekiyor.

1985 yılında İstanbul' da doğdum. Kandilli Kız Lisesi öğrenimimi 2002 yılında tamamlayıp, Haliç Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulunu 2007 yılında bitirdikten sonra aynı üniversitede Cerrahi Yükseklisansını 2010 yılında tamamladım.

çocukluğumdan beri olan Barış Manço hayranlığım sebebiyle seyahat etmek farklı kültürleri tanımak benim için en temel hedeflerden biri olmuştur.

İstanbul Tıp fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında aktif olarak profesyonel mesleğim olan hemşireliği yapmakla beraber aynı zamanda çocukluk hayalim olan dünyayı gezme işini de severek yapıyorum. Ailenin tek çocuğuyum ve Maru adında bir de kedim var.

gül gökçe doğdu
Gül Gökçe DOĞDU kimdir ?

yazıların ve fotoğrafların tamamı Gül Gökçe Doğdu'ya aittir. İzinsiz hiçbir şekilde kopyalanamaz 

  • wizard.nurse
  • wizard.nurse